Cemil KILIÇ - İlahiyatçı Yazar - Muhammedî İslam'ın Tebliğcisi

ŞEYTANIN EVLİYASI

Evliya denildiğinde Türkçede hemen akla olumlu bir mana gelir. Hatta evliya olmak herkesin harcı değildir, şeklinde bir inanış vardır. Ancak birilerinin evliya gördüğünü bazıları eşkıya görebilir. Yani evliya olmak da topluluktan topluluğa değişir.

Bu içerik 17 Nisan 2019 10:52 tarihinde eklendi ve 303 kez okundu
ŞEYTANIN EVLİYASI

Kur’an İle Aldatanların Niteliği: Şeytan Evliyası Olmak!

Evliya denildiğinde Türkçede hemen akla olumlu bir mana gelir. Hatta evliya olmak herkesin harcı değildir, şeklinde bir inanış vardır. Ancak birilerinin evliya gördüğünü bazıları eşkıya görebilir. Yani evliya olmak da topluluktan topluluğa değişir.

Bu inanışa göre evliya olan kimse sıradan insanlar gibi değildir. Onda birtakım üstün nitelikler vardır. Hatta o çeşitli kerametleri olan bir kimsedir. Ondan asla kötülük sadır olmaz. O hep iyiliklerin failidir. Ondan medet dilenir, yardım istenir ve kendisine sonsuz güven duyulur. Oysa işin aslı böyle değildir. Evliya her zaman olumlu mana taşımadığı gibi burada anlattığımız biçimiyle bir evliya inancı da Kur’anî temelden yoksundur.

Evliya sözü Türkçede tekil anlamda kullanılsa da aslında çoğul bir sözcüktür. Arapça veli sözcüğünün çoğuludur. Veli sözcüğü ise dost anlamına geliyor. Evliya sözü bu bağlamda “dostlar” manasını taşıyor.

Din dilinde evliya sözü “Allah’ın dostları” anlamında kullanılıyor. Ancak bir de şeytanın dostları var. İşte onlara “Şeytanın Evliyası” diyoruz. 

Kur’an’da Allah’ın dostları ve Allah’tan yana olanlar; “Hizbullah” olarak nitelenirken şeytandan yana olup ona dostluk edenler ise “Hizbuşşeytan” biçiminde nitelenir.

Hizb, topluluk, grup, parti, ekip gibi anlamlara gelir. Bu mana itibarıyla hizbullah; Allah’ın topluluğu, hizbuşşeytan ise şeytanın topluluğu demektir.

Şeytan, kötülüğün simgesidir. Aslında o kötücül duyguların kuvveden fiile geçmiş halini sembolize eder. Her kim ki içindeki kötücül duygularla hareket ederse şeytanın dostu olur. Ona askerlik yapar.

İçindeki kötücül duyguları kuvveden fiile geçiren insanlar Kur’an’da  “şeytanın evliyası”, “şeytanın orduları” veya “şeytanın hizbi” diye zikredilir.

Bu evliya yahut ordular ya da hizip, Kur’an ile aldatmanın öncüleri ve uygulayıcıları olma vasfını taşırlar. Bunlar çoğu kere suret-i hak görünümündedirler. Lakin görünümün ardına saklanmış olan gerçek, şerre yani kötülüğe hizmetkârlıktır.

Kur’an’da, Ara Yer Bölümü 27 ve 30. Sözlerde şeytana dost olanlar yahut şeytanın kendilerine dost olduğu kimselerden bahsedilir.

Şeytan evliyası, insanlara korku aşılamaya gayret eder. Bütün propagandası korku üzerinedir. İnsanları cehennemle korkutur. Sanki birer ahiret müfettişi gibidirler. Başlarına çöktükleri insanları korkutup bastırır ve tek çıkış yolu olarak da kendilerini gösterirler. Cehennemden kurtuluş yolu onlara itaat ve biat etmektir. Onlar işte böylece kitleleri sömürüp soyma şeytanlığını pervasızca icra ederler. 

Kur’an’da bir de şeytanın orduları tabiri vardır. Bu tabire Şairler Bölümü 95. Sözde rastlıyoruz.

Tabirin özgün halinde “İblis’in orduları” ifadesini görüyoruz.

Sözde Allah yolunda cihat için kurulmuş bir takım silahlı örgütler, kendilerini Allah’ın ordusu gibi niteleseler de çoğu kere kan, zulüm ve gözyaşından başka bir sonuç ortaya koyamamaktadırlar. Aynı zamanda onların, daima emperyalist orduların güdümünde hareket etmek gibi bir tenakuza düştükleri, ibretle gözlemlediğimiz hadiseler arasındadır.

Şeytanın silahlı orduları aslında emperyalist ülkelerin ordularıdır. Bunu sadece aktüel anlamda söylemekle yetinemeyiz. Türkistan’a saldıran Emevi Arap orduları da şeytanın istilacı ordularındandır.

Gerçek şu ki, Kuteybe’nin Horasan’da gerçekleştirdiği katliamlar, yakıp yıktığı Türk şehirleri ve katlettiği yüz binlerce insan, Türkistan’a yönelik harekâtın birilerinin iddia ettiği gibi bir fetih hareketi değil doğrudan doğruya zulüm ve istila hareketi olduğunu ortaya koymaktadır.

Tarihin gördüğü en büyük ve en zalim şeytan ordusu Emevi Arap ordularıdır. Zira o ordular, Kur’an ile aldatanların ordularıdır. İslam’ı yaymak, Kur’an’ı hâkim kılmak gibi bir iddia ile girişilen istila hareketi Türksitan’a zulüm, kan ve gözyaşından başka bir şey getirmiş değildir.

Şeytana hizmet eden Emevi ordusunun zaten Kerbela’da nasıl bir katliama imza attığını hepimiz tarihen biliyoruz. Hazreti Peygamber’in en yakınlarını, başta Hazreti Hüseyin olmak üzere katleden o askerler, şeytan ordusunun askerleri değil midir?

Hüzünle ifade edelim ki, bugün Türkiye’de Emevi övgüsü yapanlar da şeytanın ordularına hizmet eden şeytan evliyası zümresindendirler. Onlar kendi atalarına ihanet edenler, babasını reddeden ve nesebi gayri sahihler olarak muamele görmesi gerekenlerdir.

Öte yandan yine Kur’an’da, evvelce de belirttiğimiz üzere “hizbuşşeytan” ifadesi de vardır. Bu ifade şeytanın dostlarını belirtmek için kullanılan ifadelerdendir. Şeytanın yandaşları anlamına gelen bu ifadeye Mücadele Bölümü 19. Sözde denk geliyoruz.

Şöyle deniliyor:

“Şeytan onları etkisi altına aldı da Allah’ı anmayı onlara unutturdu. İşte onlar şeytanın yandaşlarıdır. İyi bilin ki şeytanın yandaşları her zaman kayıpta olacaklardır.”

Şeytanın yandaşları, insanları Kur’an’dan koparmak ister. Kur’an’ın herkesçe anlaşılabilir bir kitap olmadığını ileri sürerek onu anlamayı kendi tekellerine alırlar. Dahası halka Kur’an’ı tılsımlı sözler yığını imiş gibi anlatırlar. Böylece bir nevi Kur’an’ı unutturmak isterler. Bilelim ki, Kur’an’ın unutturulması demek, aslında insanları onu anlamaktan alıkoymak demektir.

Şeytanın yandaşları Kur’an’ı dillerinden hiç düşürmezler. İnsanları eğip büktükleri sözlerle / ayetlerle etkilemeye çalışırlar. Çeşitli gırtlak şovlarıyla Arapça özgün biçimini okudukları Kur’an sözlerini Türkçeye kendi anlayışları doğrultusunda yozlaştırarak aktarırlar.

İşte bunlar, Kur’an’a dost görünerek düşmanlık edenlerdir. Şerleri çetindir, fark edilmesi zordur, büyük sağgörü isteyen bir iştir. Bu sağgörüyü kuşanıp mücadeleye başlamak da tehlikelerle doludur. O tehlikeleri göğüslemek ve gerçek anlamda Allah için mücadele etmek hakiki mümin olmanın temel vasıfları arasındadır.

 CEMİL KILIÇ

İLAHİYATÇI YAZAR 

Yorumlar (0)
Ad Soyad * Güvenlik *
Diğer Makaleler Tümü
31 Mart Seçimleri ve Kültürel Müslümanlık

Cemil Kılıç yazdı 20.4.2019 10:38:40

31 Mart Seçimleri ve Kültürel Müslümanlık

Gerçek şu ki 31 Mart seçimlerinde dinsel değerlerin istismarı sanılandan da daha çok etkili oldu. Kitleler ekonomik kriz

İSLAM'A KURULAN PUSU

Cemil Kılıç yazdı 19.3.2019 21:38:50

İSLAM'A KURULAN PUSU

İslam Hakk’ın son dinidir. İslam; adalet, barış ve kardeşlik dinidir. İslam; iyiliği egemen kılma ve kötülükle tavizsiz

DAYANIŞMA GECESİ...

Cemil Kılıç yazdı 5.3.2019 12:43:58

DAYANIŞMA GECESİ...

İSTANBUL EĞİTİM İŞ 3 NOLU ŞUBEDEN ÇAĞRI... "Dayanışma ve Moral Gecemize Davetlisiniz. " Akit' in hedef göstermesi i

KUR'AN OKUYAN KİŞİ NE KAZANIR?

Cemil Kılıç yazdı 2.3.2019 13:29:19

KUR'AN OKUYAN KİŞİ NE KAZANIR?

Kur’an okuyan kişi her şeyden önce din adına ahkâm kesen sözde ulemanın dinsel bilgi üzerine kurduğu tekeli parçalar. Di

DİNDEN DÖNME: RİDDE VE MÜRTED!

Cemil Kılıç yazdı 31.1.2019 20:35:16

DİNDEN DÖNME: RİDDE VE MÜRTED!

Yüksek bir duyarlılık ve kararlılıkla belirtmeliyiz ki, egemen İslam fıkhındaki yani şeriattaki irtidada / dinden dönmey

ARAPÇA GÜNÜNÜ KUTLAMAK YAHUT TÜRKÇEYE İHANET!

Cemil Kılıç yazdı 26.12.2018 23:40:37

ARAPÇA GÜNÜNÜ KUTLAMAK YAHUT TÜRKÇEYE İHANET!

Türkiye’de Emeviliği esas alan ümmetçi çevreler öteden beri din üzerinden bir Arabizasyon politikası yürütüyor. Bu aslın

TÜRKÇE EZAN İSLAMÎ BİR UYGULAMADIR

Cemil Kılıç yazdı 23.11.2018 21:22:28

TÜRKÇE EZAN İSLAMÎ BİR UYGULAMADIR

Cumhuriyet döneminde 18 yıl ezanın Türkçe okunması İmamı Azam Ebu Hanife’nin fetvasını esas alan İslamî bir uygulamadır.

TÜRK SÜNNİLİĞİ ÜZERİNE BİRKAÇ SÖZ

Cemil Kılıç yazdı 16.11.2018 07:43:04

TÜRK SÜNNİLİĞİ ÜZERİNE BİRKAÇ SÖZ

Sünni tabiri; sünnete uyan demektir. Sünnetten kasıt da çoğunluk ulemaya göre Hazreti Muhammed’in uygulamaları, sözleri

HAZRETİ MUHAMMED'İN OKUMASI VE YAZMASI

Cemil Kılıç yazdı 4.11.2018 14:24:04

HAZRETİ MUHAMMED'İN OKUMASI VE YAZMASI

Hazreti Muhammed’in okuma yazma bilip bilmemesi meselesi, İslam teologları ve doğubilimciler için çok önemli bir konudur

TÜRKÇENİN GÜCÜ VE SAVAŞÇILIĞI

Cemil Kılıç yazdı 26.9.2018 12:06:31

TÜRKÇENİN GÜCÜ VE SAVAŞÇILIĞI

Türkçe, dünya tarihinin en köklü dillerinden biridir. Bilinen en eski yazılı dil olan Sümerce ile de akrabadır. Binlerce