Cemil KILIÇ - İlahiyatçı Yazar - Muhammedî İslam'ın Tebliğcisi

Tüm (69) Makaleler

ARAPÇA GÜNÜNÜ KUTLAMAK YAHUT TÜRKÇEYE İHANET!

Cemil Kılıç yazdı 26.12.2018 23:40:37

ARAPÇA GÜNÜNÜ KUTLAMAK YAHUT TÜRKÇEYE İHANET!

Türkiye’de Emeviliği esas alan ümmetçi çevreler öteden beri din üzerinden bir Arabizasyon politikası yürütüyor. Bu aslında yeni bir yönelim değil. Bu yönelimin kökü Türklerin kitlesel manada Müslümanlaşmaya başladıkları tarihlere değin uzanıyor. Müslümanlaşan Türklere sadece din değil Arap dili ve kültürü de benimsetilmeye çalışıldı. Zira Emevi dinciliğine göre İslam aynı zamanda Araplıktır. İslam’ı Araplıktan, Araplığı da İslam’dan ayırmak mümkün değildir.

TÜRK SÜNNİLİĞİ ÜZERİNE BİRKAÇ SÖZ

Cemil Kılıç yazdı 16.11.2018 07:43:04

TÜRK SÜNNİLİĞİ ÜZERİNE BİRKAÇ SÖZ

Sünni tabiri; sünnete uyan demektir. Sünnetten kasıt da çoğunluk ulemaya göre Hazreti Muhammed’in uygulamaları, sözleri ve öğütleridir. Bazıları Sünni sözü ile asında Emevi sünnetinin kastedildiğini de ileri sürer. Evet, gerçek şu ki bir Emevi sünniliği vardır. Nitekim Arap dünyasına egemen olan anlayış çoğunlukla Emevi Sünniliğidir. Lakin Emevilere muhalif Ebu Hanife Sünniliği diyebileceğimiz bir Sünnilik de vardır. Ebu Hanife aslında bir mezhep falan kurmuş değildir. Hanefilik denilen akım da Ebu Hanife’nin görüşlerini değil onun öğrencilerinin görüşlerini yansıtır.Bize göre Ebu Hanife, Muhammedî İslam’ın tarihteki büyük temsilcilerinden biridir.

HAZRETİ MUHAMMED'İN OKUMASI VE YAZMASI

Cemil Kılıç yazdı 4.11.2018 14:24:04

HAZRETİ MUHAMMED'İN OKUMASI VE YAZMASI

Hazreti Muhammed’in okuma yazma bilip bilmemesi meselesi, İslam teologları ve doğubilimciler için çok önemli bir konudur. Bu konu üzerinden Kur’an’ın kaynağına dair tezler geliştirilmekte, bağlantılı olarak da bir kısım itikadî sorunlar ele alınmaktadır. Geleneksel ve egemen İslam düşüncesine göre Hazreti Muhammed, kesinlikle okuma yazma bilmeyen biriydi. Bundan dolayıdır ki, Kur’an’ı kendisinin yazması mümkün değildir. Bir diğer deyişle Kur’an, Hazreti Muhammed’in kendisinin uydurup yazdığı yahut yazdırdığı bir kitap değildir.

TÜRK KONSEYİ HAKKINDA BİLİNMEYEN GERÇEKLER

Cemil Kılıç yazdı 6.9.2018 14:22:38

TÜRK KONSEYİ HAKKINDA BİLİNMEYEN GERÇEKLER

Açılımı Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi olan Türk Konseyi ya da öz Türkçe resmi adıyla TÜRK KENEŞİ 6. Devlet Başkanları Doruk Toplantısı 3 Eylül 2018 tarihinde Kırgızistan’ın Çolpan Ata kentinde gerçekleştirildi. Toplantıya; Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Türkiye kurucu üye olarak, Özbekistan ve özerk Tataristan onur konuğu olarak Macaristan ise gözlemci üye olarak iştirak etti.

DİNCİ VE DİNDAR

Cemil Kılıç yazdı 31.7.2018 23:53:53

DİNCİ VE DİNDAR

Günlük konuşmalarımızdan siyasal söylevlere, dinsel tahlillerimizden sosyolojik tespitlerimize değin hemem hemen her alanda kullandığımız iki tabir olarak dinci ve dindar sözcükleri gerçekte ne anlama geliyor? Gerçi sözcüklere mana yükleyen onları kulllanan kişiler ve o kişilerden oluşan toplumdur. Ama kimi sözcüklerin tarihsel süreç içerisinde anlamı yerleşmiş ve kesinlik kazanmışken kimileri ise henüz bu süreci tamamlamış değildir. Bu cümleden olarak belirtelim ki, dinci ve dindar sözcükleri de mana itibariyle üzerinde herkesçe uzlaşılmış ifadeler arasında yer almıyor.

SEÇİMLER VE MUHARREF İSLAM

Cemil Kılıç yazdı 30.6.2018 12:27:25

SEÇİMLER VE MUHARREF İSLAM

Türkiye’de yapılan son seçimle birlikte Müslüman toplumlarda gerçek anlamda demokratik bir seçim yapmanın imkansızlığı bir kez daha deneyimlenmiş oldu. Bu deneyimlemeye rağmen elbette ki seçimlerden vazgeçilmeyecek. Daha ne seçimler göreceğiz! Ne var ki bundan sonraki seçimler de öncekiler gibi bir tekerrürden ibaret olacak. Zira toplumsal yapıya yön veren değerler noktasında ciddi bir değişim söz konusu değil. Bilimsel ve akılcı yaklaşım, laiklik, sekülerizm, toplumsal ahlak gibi değerlerin adları olsa da henüz kendilerinin yeterince mevcut olduğunu kimse söyleyemez.

Erkek Egemen Dinsel Yaşam ve İslam'da Bayramlar

Cemil Kılıç yazdı 15.6.2018 01:19:30

Erkek Egemen Dinsel Yaşam ve İslam'da Bayramlar

Her toplumun kendine özgü kutlama günleri vardır. Bunlara “bayram” adı veriliyor. Bayram sözcüğünün Soğdça “Bazram” veya “Badram” kelimesinden geldiği yönünde görüşlere rastlıyoruz. Ancak sözcüğün Türkçe kökenli olduğuna ilişkin sav daha güçlü gibi görünüyor. Nitekim Türk Dil Kurumu’nun Türkçe Sözlük’ünde sözcük, Türkçe kökenli olarak belirtiliyor. Malum olduğu üzere; egemen dinsel anlayış bağlamında ifade etmek gerekirse İslam’da iki bayram vardır. Biri Ramazan Bayramı diğeri Kurban Bayramı… Arapçada Ramazan Bayramı’na, “Iyd’ul- fıtr”, Kurban Bayramı’na ise “Iyd’ul- edha” denilmektedir.

Cemil KILIÇ’ın bugün BİRGÜN GAZETESİ’nde yayınlanan söyleşisi…

Cemil Kılıç yazdı 14.4.2018 19:41:47

Cemil KILIÇ’ın bugün BİRGÜN GAZETESİ’nde yayınlanan söyleşisi…

Kökleri Muaviye’ye kadar inen İslamcılık aslında siyasi, ticari,iktisadî bir çıkar hareketidir. İslamcılığın ideali aslında tam da bugün yaşandığı şekliyle bir dünyevi çıkar, güç sahibi olma, zenginleşme, birilerini ezip yükselme hedefinden başka bir şey değildi. Bu konuda Muaviye’yi ve Emevileri örnek aldıkları su götürmez bir gerçektir.

Yeni İslam, Yeniden İslam; MUHAMMEDÎ İSLAM!

Cemil Kılıç yazdı 8.3.2018 21:08:16

Yeni İslam, Yeniden İslam; MUHAMMEDÎ İSLAM!

Yeni bir İslam yorumuna duyulan ihtiyacın tespiti, kimilerince reformizm olarak değerlendirilip boğulmak istense de İslamî tecrübe bu konuda aslında kendi kavramını üretmiştir. Bu kavram “tecdid” kavramıdır. Tecdid, Arapçada yenileme manasına gelmektedir. Zamanla kaybolmaya yüz tutmuş özü ortaya çıkarıp yeniden idraklere ulaştırma hareketi olarak tecdid, İslamî yenilemenin / yenilenmenin anahtarıdır. Tecdid, dinî değerleri ve dinsel hükümleri, içinde yaşanan toplumun gereklerine göre yeniden yorumlama ve çağa uyarlama hareketidir. Bu işi deruhte edenlere de “müceddid” denilmektedir.

ALLAH NURUNU TAMAMLAYACAKTIR

Cemil Kılıç yazdı 17.2.2018 11:51:37

ALLAH NURUNU TAMAMLAYACAKTIR

Karanlık ile aydınlığın savaşı ezelden ebede değin sürüyor. Bu savaş gerçekten bir savaş mıdır? Ve savaş dediğimiz şey her zaman menfi bir anlama mı sahiptir? Derin felsefî izahlara girişmek elbette mümkün. Ne var ki her felsefî izahın karşısında yeni bir izaha daha yönelmek olasıdır. Kim bilir belki de savaş zıtların birliğinden doğan ve ilerleme için kaçınılmaz olan bir mücadele halinden başka bir şey değildir.

1 2 3 ileri Son